Bir kapıdan içeri girdiğinizi düşünün. İçeride terebentin ve kil kokusu, bir köşede yarım kalmış bir tuval, masada birinin unuttuğu pastel boyalar. Uzaktan bir piyanonun ilk notaları geliyor. Kimse acele etmiyor. Burası Kadıköy Göztepe'deki FD Sanat Merkezi; yıllardır çocukların ve yetişkinlerin “ben yapamam” cümlesini yavaş yavaş unuttuğu yer.
Bu sayfayı biz yazmadık aslında. Öğrencilerimiz ve velilerimiz yazdı. Biz sadece onların sözlerini bir araya getirdik ve aralarına, o sözlerin arkasındaki atölye hayatını koyduk. Kapımızın üstünde bir cümle yazıyor; bir ziyaretçimiz onu bizden iyi anlatmış:
Tabelasında yazan ‘NEFES ALDIĞINIZ YER’ sloganının hakkını veren zevkle tasarlanmış bir sanat yuvası..
Yetişkin öğrencilerimizin neredeyse hepsi aynı cümleyle gelir: “Benim hiç yeteneğim yok.” Çoğu, en son ortaokulda eline fırça almıştır. İlk derste kalemi nasıl tutacağını, kâğıda nereden başlayacağını bilemez. Biz de tam oradan başlarız: ışığa bakmayı, bir elmanın gölgesini görmeyi, çizgiyi korkmadan çekmeyi öğreterek.
Haftalar geçtikçe bir şey değişir. Önce el gevşer, sonra göz açılır. Bir akşam eve dönerken sokak lambasının duvara düşürdüğü gölgeyi fark edersiniz ve “bunu nasıl boyardım?” diye düşünürken bulursunuz kendinizi. İşte o an, resim artık bir ders değil, bakmanın yeni bir yolu olmuştur.
Çöp adam bile çizemem yeteneksizim diyen beni bile getirdiği noktayı görünce tüm sanatsever arkadaşlarımın hücum ettiği muhteşem Sanat Merkezi..
Üç saatlik derslerimizde kimse saate bakmaz. Tuval başında geçen o uzun, sakin zaman, iş haftasının gürültüsünden ayrı bir oda gibidir. Kimi öğrencimiz birkaç aylığına gelir, sonra yıllarca kalır. Çünkü atölye bir süre sonra sadece resim öğrenilen bir yer olmaktan çıkar:
6 aylık eğitime niyet edip, 3 yıldır devam ettiğim 2. Adresim evim ve ailem. İyi ki tanışmışız. Sabırlı güler yüzlü ve donanımlı resim öğretmenlerim artık aynı zamanda arkadaşlarım
Siz de tuval başına geçmek isterseniz: Resim kursu · Yetişkin resim atölyesi
Çocuklar için sanat önce oyundur. Boyanın parmaklara bulaşması, kilin avuçta şekil alması, bir rengin ötekine karışıp bambaşka bir renge dönüşmesi... Biz bu oyunun içine tekniği sessizce yerleştiririz. Çocuk ders işlediğini değil, arkadaşlarıyla güzel bir şey yaptığını düşünür. En dürüst değerlendirmeyi de onlar yapar:
Atölyemi çok seviyorum. Arkadaşlarımla orada çok eğlenceli şeyler yapıyorum. En sevdiğim saati kurabiye molası ve pastel partisi. Keşke okulum gibi hergün olsa..
Velilerimiz ise başka bir şeyi görür: yıllar içinde çocuklarının nasıl değiştiğini. Utangaç bir çocuğun kendi resmini herkese göstermeye başlamasını, sabırsız bir çocuğun bir çalışmayı bitirene kadar oturabilmesini. Bazı öğrencilerimiz yıllarca bizimle büyür.
Yaklaşık 6 yıldır kızımın evi gibi görüp aşkla devam ettiği bu sıcak sanat okulu ve kurucusu Füsun Hanıma teşekkürü borç biliriz. Sanat eğitimi temellerinin sevgiyle atıldığı bu kurumla her çocuk tanışmalı.
Her çocuğun ressam olması gerekmiyor. Ama sanatla büyüyen bir çocuk, dünyaya farklı bakan bir yetişkin olur. Bir velimiz bunu bizim söyleyebileceğimizden çok daha güzel anlatmış:
Kaliteli eğitmenlerle yetenekleri nezih bir ortamda buluşturan özverili, ilgisini ve yakın takibini samimiyetle sürdüren vizyon sahibi kurucu müdürü ve butik okulu 2 çocuğum için de şans oldu. İleride meslek olarak seçmeselerde yan dal edinmeleri ve iyi birer sanat izleyicisi olma yolunda attıkları adımlar bizi çok mutlu ediyor.
Çocuğunuz için: Çocuk resim atölyesi
Kilin bir sesi vardır. Avucunuzda ısındıkça yumuşar, siz bastırdıkça size cevap verir. Heykel atölyemize gelen pek çok yetişkin, ilk derste aslında bir şey yapmaya değil, bir şeyden uzaklaşmaya geldiğini söyler: ekrandan, telaştan, kafasındaki seslerden. Birkaç saat sonra elleri çamurlu, zihni sakin çıkar.
Sonra bir gün, evde boş duran bir rafa bakarken “oraya ne koyacağımı biliyorum” dersiniz. Ve onu kendi ellerinizle yaparsınız.
Terapistimin tavsiyesiyle tanıştığım çamur yönlendiğim heykel eğitimi hayatımın önemli bir parçası oldu. Evimde görmek istediğim tasarımları artık kendim oluşturuyorken eş dosttan sipariş almaya bile başladım
Kile dokunmak isterseniz: Heykel atölyesi · Yetişkin heykel kursu
Bir enstrüman öğrenmek sabır ister; ilk haftalarda parmaklar söz dinlemez, notalar birbirine karışır. O yüzden müzik derslerimizde iyi bir öğretmen, metronomdan daha önemlidir. Sevecen ama disiplinli, çocuğu sıkmadan ilerleten biri. Bir gün evde, kimse istemeden piyanonun kapağı açılır ve bir melodi duyulur. Velilerimizin en çok hatırladığı an budur.
Oğlumun hayatına bir enstrüman çalma becerisi ve sevgisi kazandırmış, her bölümü özenle hazırlanmış sevecen ve disiplinli genç öğretmen ve ilgisini eksik etmeyen kurucusu Füsun hanıma emekleri için teşekkür ederiz.
Müzikle tanışmak için: Müzik kursu · Piyano kursu · Gitar kursu · Keman kursu
Bir öğrencinin ilk çizimiyle yıl sonundaki tuvali arasındaki farkı anlatmak zordur; görmek gerekir. Bu yüzden her yıl öğrencilerimizin eserlerini sergiliyoruz. O akşam duvarda kendi resmini gören bir çocuğun yüzündeki ifade, bizim için yılın en güzel karnesidir. Öğrencilerimizin eserleri FD Art Gallery'de de yer alıyor; kendi imzanızı taşıyan bir eserin bir gün bir alıcı bulduğunu düşünün.
Tüm sanatsever arkadaşların uğramasını tavsiye ederim çünki ortaya çıkan eserlerin ne muhteşem olduğunu ancak görerek anlamaları mümkündür FD sanat merkezi'nde bulunan tüm arkadaşlara yaptıkları muhteşem eserlerinden dolayı teşekkür eder sanatsal çalışmalarında başarılar dilerim sağlıcakla kalın
Eserlere göz atın: Çalışmalardan örnekler · Galeri
Bu sayfadaki herkes bir gün kapımızdan ilk kez girdi. Kimi “sadece bir deneyeyim” dedi, kimi çocuğunun elinden tutup getirdi, kimi bir terapistin tavsiyesiyle geldi. Hiçbiri nereye varacağını bilmiyordu.
Şimdi kendinizi bir yıl sonra düşünün. Duvarınızda kendi yaptığınız bir resim, rafınızda kendi şekillendirdiğiniz bir heykel, ya da çocuğunuzun odasından gelen bir melodi. Hepsi tek bir dersle başlıyor.
Google'da 4,9 puan, 132 öğrenci ve veli yorumu. MEB'e bağlı özel sanat okulu, Kadıköy Göztepe.